Kardeşliğimiz için tek yol parasız eğitim! Zeynep Aksoy*

15 Temmuz’da AKP’ye yönelik gerçekleştirilen başarısız darbe girişiminin ardından cemaate yönelik TSK, eğitim ve polis teşkilatı içerisinde tasfiye süreci de başlatılmış oldu. Fethullah Gülen cemaati ile bağlantısı olan, olduğu düşünülen kişiler tek tek devlet kurumlarından arındırılmaya çalışılıyor. AKP’nin bir dönem tüm cemaatçileri tüm devlet kurumlarına kendi eliyle yerleştirdiği ve istisnasız koruyup kolladığı gerçeğini ise görmezden gelmeyelim elbette. En basit haliyle Ergenekon, Balyoz gibi davalar sürerken ordu içerisine cemaatçi askerlerin yerleştirilmesinin önü açıldı. Cemaate ait birçok özel yurt fazlasıyla palazlandı, KYK yurtlarındaki yetersizlik üniversitelileri cemaat yurtlarında kalmaya mecbur bıraktı. Üstelik darbe girişimi sonrası kapatılan cemaat üniversitelerinin çoğunluğu AKP döneminde açılmış üniversiteler. Yani cemaat bugüne tek başına gelmedi, büyük abi her zaman yanı başındaydı.

Bu noktada üniversiteye yönelik başlatılan operasyonlar da ayrı bir tartışma başlığı olarak karşımıza çıkıyor. İlk elden tüm üniversitelerde dekanların istifasının istenmesi ve tüm dekanların tek tek istifa etmesi yaratılan baskının en büyük göstergesi. Ardından ODTÜ’lü öğrencilerin yayınladıkları bildiri nedeniyle bir zamanlar her fırsatta darbeci cemaatin güzellemesini yapan Yeni Akit, Yeni Şafak gibi yayın organları tarafından darbeci ilan edilmesi karşımıza çıktı. Üstelik aynı üniversiteden cemaatçiler bu bildiriyi yazan üniversiteliler tarafından defalarca kovulmasına rağmen.

Şu sıralar ise üniversitelerin ve üniversitelilerin gündeminde başka bir konu daha var. Malum kapatılan kurumlar arasında bir dizi cemaate ait vakıf üniversitesi de bulunuyor. Bu üniversitelerin kapatılmaya başlanmasının ardından ise bu üniversitelerde okuyan öğrencilerin ne yapacağı sorusu tartışma konusu oldu. Son açıklamalara göre cemaate ait kapatılan bu üniversitelerde okuyan üniversiteliler, sınava girdikleri senenin puanına göre tercih yaparak yerleştirilecek. Üstelik şimdi bursları da kesilmiş durumda, mezun konumunda olup diplomasını alamayanlar var aralarında. Üniversitelilerin de bu son açıklamaya göre belli talepleri bulunuyor ve bu noktada kendi sözlerini de üretmeye devam ediyor.

Bir taraftan da ayladır “Suriyeli mültecilere” yönelik sürdürülen ırkçı kampanyalar, üretilen söylemler gibi vakıf üniversitesi öğrencilerinin devlet okullarına gelmesi de benzer bir tabloyu gözler önüne serdi. Sosyal medya üzerinden üretilen bu söylemler daha da devam edecek gibi görünse de bu tabloyu tam tersine çevirmek gerekiyor.

İster devlet üniversitesi olsun ister vakıf üniversitesi olsun; üniversitelilerin kesiştiği bir payda var: Parasız eğitim mücadelesi. Vakıf üniversitelerinde okumanın koşulları daha ağır olabilir belki ama bugün Türkiye’nin hiçbir devlet üniversitesinde farklı bir durum yaşandığını söyleyemeyiz. Barınmadan, ulaşıma her konuda neredeyse memleketin her yerinde müşteri olarak görülen vakıf ve devlet üniversitesi öğrencileri şimdi aynı yerde buluşacak. Aynı yemekhaneden aynı uçuk fiyatlarda yemek yemek zorunda kalacak, ulaşıma zam delisi belediye başkanlarının biçtiği fiyatla öğrenci bileti almaya devam edecek, barınma sorunu baki kalacak. Devlet üniversitelerinde okurken tüm bu sorunları en yakıcı haliyle yaşayan üniversiteliler, özel üniversitelerden gelen sıra arkadaşlarına sırtını çevirmek yerine insanca bir yaşam için birlikte mücadele etmeli.

Dertlerimiz ortak; üniversiteliler yıllarca, eskiden dost şimdilerde düşman bu müthiş ikilinin mağduru oldu. İşte tam da bu sebeplerden şimdi parasız eğitim talebimizi daha güçlü haykırıp, birlikte mücadele etme zamanı. Kısacası hem vakıf üniversitelerinin öğrencileri hem de devlet üniversitelerinin öğrencileri birleşin!

*DTCF Kolektif

Çok okunanlar

No Picture
Haberler

KTÜ Öğrencileri ulaşım zammını geri çektirdi

Trabzon’da 6 Mart’ta dolmuş ücretlerine yapılan %20’lik zam şehir halkının ve KTÜ öğrencilerinin yoğun tepkisiyle karşılaştı. Zamların uygulamaya koyulduğu günden itibaren 3 günlük süre içinde 1500 imza toplayan üniversiteliler, bu [Devamı]