Suç ortaklarının kavgası pislik, bizimkisi umut saçıyor! – Fatih Daşğın*

AKP ve Cemaat’in suç ortaklığının ortaya saçtığı pisliklerle gördüğümüz tam bir çürümüşlük. Birlikte yapılan yolsuzluklar, işlenen cinayetler, savaş suçları, birlikte yapılan hırsızlıklar bu çürümüşlüğün yansımalarıdır. Ülkeye ve halka karşı işlenen suçların ortak sorumluları olan iki halk düşmanı odağın birbirini yok etmek için giriştiği amansız bir kavgada şimdilik yenilmiş gözüken Cemaat tarafı, birlikte işlenen suçların üzerine yıkıldığı taraf.

Bu suç ortaklığının yarattığı çürümeden üniversite de azade değil. Ancak üniversite; şirketler yararına piyasaya açılması, eğitimin içeriğinin gericileştirilmesi, gerici kadrolaşma ile ilerleyen saldırılar karşısında her zaman bir mücadele alanı olarak demokratik mevzileri korudu. Halk yararına bilimin, akademik özgürlüğün ve demokratik üniversite fikrinin üniversitelisiyle, akademisyeniyle bugün savunulması üniversite içinde iktidar politikalarına sürekli direnişin varlığı ile mümkün oldu.

Bugün ise AKP iktidarı , eski ortağı yeni düşmanı Cemaat’in kamu içerisindeki varlığını tasfiyeye yönelik hamleleriyle bir taşla birden çok kuş vurmanın hesabında. İktidar üniversitede Cemaatle ilişkisi olanları tasfiye ederken aynı zamanda Eğitim-Sen üyesi, barış bildirisi imzacısı, bugüne kadar halk için bilim üretilmesinden yana olmuş ve bunu pratiğiyle de desteklemiş akademisyenleri de torbanın içine koydu. Üstelik bu boşalan kadroları yeni suç ortakları olacak cemaat ve tarikat kadrolarıyla, AKP referanslı isimlerle doldurulması hedefleniyor. En son Kocaeli Üniversitesi’nde karşılaştığımız durum tam olarak bu.

Ancak, Kocaeli Üniversitesi’nde barış bildirisi imzacısı 19 akademisyenin görevden alınması ile başlayan direniş gösteriyor ki; yıllardan beri sürdürülen “demokratik üniversite” mücadelesinin yeni bir evresindeyiz. Kocaeli’de akademisyenlerin “Geri döneceğiz. Öğrencilerimizi ve kenti terk etmiyoruz!” sözü, kitlesel eylemler, alternatif üniversite açılışları fikri demokratik bir üniversitenin yeniden inşasında yol gösteriyor.

Tek çözüm üniversiteyi ve ülkeyi yeniden inşa etmek

Çürümüşlükten çürümüşlük beğenmek veya AKP’nin “milli mutabakat” adı altında her şeyi güllük gülistanlık hale getiriyor görüntüsü altında yatan yeni saldırılarına razı gelmek mümkün değil. Bugün ülkenin, halkın ve üniversitenin içine düştüğü durumdan tek çıkış yolu üniversitenin de ülkenin de demokratik ve laik bir temelde yeniden inşasıdır. Üniversitenin mücadelesi demokratik bir ülke mücadelesinden bağımsız sürdürülemeyeceği gibi üniversite mücadelesinde atılacak her bir ileri adım bu ülkeye biçilen kaderi değiştirilecek potansiyeli de taşıyor. Sloganımız belli: “Demokratik ülke, Demokratik üniversite!”

Demokratik üniversite için adım adım yapılacaklar

Bugüne kadar üniversitenin, egemenlerin arka bahçesi haline gelmesini engellemiş, birbirlerinin kayıkçı kavgasına malzeme müsade etmemiş olan Öğrenci Kolektifleri bugün de ülkeyi de üniversiteyi de yeniden örgütlemek hedefiyle hareket edecek. Tüm üniversiteleri bu çürümüşlüğün parçası olmamaya, mücadeleye çağıracak.

Bu mücadele programının içinde; Üniversitelilerin barınma sorununu gericiliğin örgütlenme zemini haline getiren iktidar ile tüm cemaat ve tarikatlara karşı kamusal yurt talebinin örgütlenmesi ve kamu yurtlarındaki gerici uygulamalara son verilmesi önemli bir mücadele başlığı olacak.

Aynı zamanda sermayeyle işbirliği içinde gerici politikaların üniversitenin her bir koridorunu, kantinini, amfisini fikir tartışan, tartışılan fikirlerin hayata geçirildiği yerler haline getirmek hedeflerimizden olacak. Üniversite biz neredeysek orada kurulacak.

Üniversitede üniversiteliye hiçbir şekilde söz hakkı tanımayan yönetmenliklerin çöpe atılması, etkinlik ve eylem yasaklarının tanınmaması, söz, yetki ve karar hakkının üniversiteliye ait olduğu demokratik bir işleyişin kazanılması demokratik üniversite mücadelesinin gündemi haline getirilecek.

Bilim dışında hiçbir otoritenin üniversite üzerindeki varlığına müsade edilmemesi, dinci, milliyetçi, cinsiyetçi, ayrımcı fikirlerin ve bunların taşıyıcısı üniversite kadrolarının ve gerici-faşist örgütlenmelerin karşısında mücadele edeilecek.

YÖK’ün kaldırılması ise YÖK anlayışının üniversiteden tamamen silinmesi ve üniversite özerkliğinin hayata geçirilmesi mücadelesi olarak gündemimizde olacak.

Demokratik üniversite, ülkeye ve halka karşı sorumludur

Üniversitelerin demokratik bir alan olarak kazanılması ancak ve ancak orada üretilen bilginin halk yararına ve halka doğru ulaştırılmasıyla gerçek anlamına kavuşturulabilir. Bunun için Öğrenci Kolektifleri’nin yeni dönemeki hedeflerinden biri de halkın her direnişinde, her savunma hareketinde yanı başında olmaktır. Yalnızca fiziken bulunmak değil, aynı zamanda üniversiteyi bizzat halkın direniş alanlarına taşıyarak bunu yapacaktır.

Üniversiteyle ilişiği kesilmeye çalışılan akademisyenlerle birlikte, üniversiteyi her yerde açık ders ve forumlarla kurarak, kamusal niteliğine uygun olarak halkın katılımına açık, disiplinler arası uyumla halk yararına bilim üreterek halkın mücadelesine destek olmak önemli bir noktada durmaktadır. Örneğin; Kocaeli’de Dilovası halkı bilir, zehirli atıklara karşı halk sağlığını Kocaeli Üniversitesi akademisyenlerinin nasıl savunduğunu. Bu mücadele deneyimleri kalkış noktamızdır.

Tüm Türkiye’yi ve ülkeyi yeniden kuracak gücümüz ve aklımız var. Yalnızca üniversitede üretilen bilgiye sahip olduğumuz için değil, yalnızca gençliğin direnişçi ve devrimci geleneğinden kaynaklı değil, aynı zamanda halka karşı duyduğumuz sonsuz güven ve sevgiden de kaynaklıdır inancımız. Kavgası pastadan pay kapma kavgası olan ve davasını en ufak bir yenilgide satan egemenler anlayamaz bu sonsuz inanç ve kararlılığı. Başlıyoruz

*Kolektif Yürütme Kurulu Üyesi, Kocaeli Öğrenci Kolektifleri

*Bu yazı Halkın Sesi Gazetesi 267. sayıdan alınmıştır

Çok okunanlar

No Picture
Haberler

KTÜ Öğrencileri ulaşım zammını geri çektirdi

Trabzon’da 6 Mart’ta dolmuş ücretlerine yapılan %20’lik zam şehir halkının ve KTÜ öğrencilerinin yoğun tepkisiyle karşılaştı. Zamların uygulamaya koyulduğu günden itibaren 3 günlük süre içinde 1500 imza toplayan üniversiteliler, bu [Devamı]